logo
Menü
Üye Ol / Kayıt Ol

Obada Halep’e gitmek için hazırlıklar yapılırken Süleyman Şah’ın hastalığı obaya ateş gibi düşmüştür.

Süleyman Şah, beratı ve Halimeleri Halep’e götürme görevini Gündoğdu’ya verdiyse de, Gündoğdu bu görevi Ertuğrul’a devretmiştir. Kurdoğlu’nun Halimelerin çadırına yapacağı baskından önce Ertuğrul onları obadan çıkmayı başarmış, Kurdoğlu ise çadırda Gündoğdu’yla karşı karşıya kalmıştır.

Halep yolundaki Ertuğrul, peşindeki adamları fark ettiğinde onların karşısına dikilir. Bu adamların hain bir planın parçası olduğundan habersizdir. Öte yandan obada Kurdoğlu ve Gündoğdu arasındaki gerilim giderek büyümektedir. Kurdoğlu’nun hain planı obayı büyük bir gerilime sürükler. Ertuğrul, gerçekten peşindeki obanın alplerini öldürmüş müdür?

Veba denen illet ise obanın hayvanları arasında sinsice yayılmaktadır. Durumu fark eden Akçakoca, durumdan Gündoğdu’yu haberdar eder.

Tüm bu olanlardan habersiz Ertuğrul ve Halime ise Halep yolunda kendilerini bekleyen yeni tuzaklara doğru sürüklenmektedir.