Menü
Üye Ol / Kayıt Ol
  • UNUTULMAYAN REPLİKLER
Aileye Dair

Atası dururken oğullar söyleye, analar durur iken kızlar buyruğ eyleye…

Evlat babanın sırrıdır.

Varlık bir medresedir evlat. Herkes birer talebedir ve tek müderrisimiz de Allah’dır… O sıfatlarını tecelli ettirip bizleri imtihan eder. Lâkin kahır ve lütuf, rahmet ve bela hep ondandır. Herkes kendi imtihanını yaşar. İmtihanı geçen, kendini yere deviren adamlar olmak lazım evlat. O zaman en büyük pehlivan da sensin, en büyük kahraman da.

 Arslandan arslan çakaldan çakal zuhur eder.

Adını sen koydun yaşını Allah versin beyim.

Ak tolgalı… Gördüm ki… Bir İnsanı en çok yıkan ne düşmanı… Ne omuzlarındaki yük… Ne de çektiği çileymiş… İnsanı en çok yıkan… En yakınlarından aldığı yara… Yediği hançer… Uğradığı ihanetmiş… Anlaşılmamak mahvedermiş bir yiğidi… tüm gerçekleri haykırmasına rağmen… Kimsenin seni duymaması parçalarmış insanı… bunu gördüm… İmdi daha iyi anlarım…

Aslı kurt olanın nesli de kurt olur.

Ataya oğul, oğula ata oldum.

Benim kızım aya benzer… Kaşı gergin yaya benzer… Saçlarını savurunca yeleli bir taya benzer… Gün gelende toy olacak… Akça yüzü ay olacak… Oğul diye bellediğim kahraman bir bey olacak…

Bileğinin gücünü kefereye, yüreğindeki merhameti ablama gösteresin...

Boyun boylansın, soyun soylansın

Bugün gardaşına kılıç çeken, yarın keferenin çizmesini öper

Can babam. Canım sana feda babam. Var olasın.

Çocuklar tohumdur. Onları iyi beslersen, iyi yetiştirirsen iyi de hasat alırsın

Düşe kalka er büyür.

Kayının yiğit hatunları bir dağ gibi muhkem duracak ki; Kayının yiğit erleri de dağ aslanı gibi kükresin.

Oğul, hayvan ölünce izi kalır. İnsan ölünce de eseri kalırmış. Bir babanın en güzel eseri evlatları.

Sofrada huzur yoksa boğaz yoktur. Boğaz yoksa birlik yoktur.

Soyunuz soylansın, boyunuz boylansın. Bir yastıkta kocayın inşallah.

Su gibi gidin ana. Siz yol aldıkça dertler ardınızda kalsın.

Üstte mavi gök altta yağız yer şahidim ol baba oluyorum baba

Yılkı at yavrusunu bir kez yitirmeye görsün! Çatlayana kadar durmaz. Dibi görünmez uçurumlar anca onu durdurur

Yuvayı kurmak zordur. Yıkmaksa çok kolay. Sen yıkan olma. Gökteki, melekleri ağlatma…

Dine Dair

Biz derya olursak bütün nehirler bize akar

Gerçek şu ki, Allah azizdir ve intikam sahibidir

Güçlükle birlikte kolaylık vardır

Allah kullarını zorluklarla imtihan eder. Lakin her darlıkla beraber bir kolaylık da gelir elbette. Gayret bizden muvaffakiyet Allah’tan.

Allah, kulunun zahirine bakar, batınını görür. Nice içi kafir dışı Müslüman, dışı kafir içi Müslüman vardır.

Allah’ın işleri böyle, ölüden diriyi çıkartır,diriden ölüyü.

Asli vatanı sevmek imandandır.

Bir insanı arif yapan, bir insanı Allah’ın salih kullarından yapan, en büyük yardımcı kimdir? Şeytandır, şeytan. Bir insanı salih eyleyecek olan, en büyük yardımcı şeytandır. Çünkü eğer kul şeytan ile nefsi ile mücadele etmez ise salih insan olamaz.

Bizim mayamız sabırla yoğrulmuştur

Dağları delip içini zindan etseler de Allah’ın nurunu söndüremezler.

Fütühat ehline müjdelenen fetihler bir bir gerçekleşecektir. Allah’ın vaadi yakındır. Cihan, fetih sancısının eşiğindedir. Beklediğimiz kutlu fetih ırak değildir.

Gardaş şükretmenin güzelliğini düşünürdüm. Şükretmeyi bilen Ademoğlu kendini bilir. Kendini bilen, Rabbini bilir gardaş. Rabbini bilen acizliğini görür, acizliğini bilir. Hal böyleyken her daim Allah’ın verdiği nimetlere şükreden olur gardaş

Gece müminler için örtüdür.

Göz odur ki, Hakkı görür. Er dediğinse alçakta durur. Yüceden bakan gözse, göz değildir.

Hak için, haktan gayrı bir yola düşmeyeceğiz.

Hayy’dan gelip Hu’ya gideriz.

Hayy’dır Allah!

İnsan Musa olmaya azmedince Rabbim ona mutlaka bir Hızır gönderir. Kullar ona vesiledir. Gönderene bakmak gerektir.

İnsan, Allah’ın yeryüzündeki mührüdür.

İnsanı ölümden eceli korurmuş.

İnsanlardan bir şeyler almak için elini uzatma. Ancak onların sûretinde verenin Allahu teâlâ olduğunu görürsen alabilirsin. Bu takdirde de ancak ilmin sana mubah kıldığı kadarını al.

İslam ümmeti, ahir zaman ümmetidir.

İstikbalde en gür seda Hak ve hakikatin sedası olacaktır.

Kader gayrete aşıktır Saltuk, gün gelir çektiğin zahmet rahmete dönüşür.

Kuran rehberim, Allah şahidimdir. Başım diktir.

Müslüman olmak dünü siler. Geçmişte her ne yaşarsan yaşa, Müslüman olunca yeni bir hayat başlarsın. Ölüyken diri olursun. Yeni bir isim kazanırsın.

Ne yerde ne gökte halis bir müminin gönlünde olan Biri var, varı bir eden Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Mavi gök yağız yer arasında soyumuz, boyumuz, obamız ocağımız, oğullarımız, kızlarımız bir olsun, hür olsun, diri olsun

Öfkemizde bile, şeytandan bir farkımız olsun

Rabbim şefaatini üzerimizde kılsın, cennetmekân deden buyurmuştu: “Her kuş kendi cinsiyle uçar. Kartallar kartallarla, kargalar kargalarla…” diye…

Sabahtan gün doğarmış. Rahmetler dal boyun eğince yağarmış. Sen içindeki kinini nefretini at. Gönlünü temiz eyle. Eyle ki rahmetler üstüne yağsın.

Şu hayatta sen kendini ne zaman kuşlar gibi küçük ve savunmasız hissedersen bu sureyi hatırla. Bizde büyük ya da güçlü olan kazanmaz oğul Allah kimin yanındaysa o kazanır.

Tedbir kuldan, takdir Allah’tandır.

Toprağa bin tane Hüseyin düşse, Hazreti Ali’nin yolundan gidenler biat etmez.

Vuslata erdirene, acıyı dindirene, kem sözü susturana can kurbandır.

Yaradana sığınıp, her güne bahar dalı gibi taze başlamak bizlere farzdır, ibadettir bize

Allah insana yaşarken de cehennem azabı verir.

Aşık isen can baş üzre gel beri, münkir isen bak kapıdan dön geri.

Biz hiç bir canlının hiç bir candan üzere olmadığına inanırız. Bizim için çoban da birdir sultan da birdir.

Er kişi dese ki; “Baba himmet!” Derler ki ona; “Oğul hizmet!” Unutma! İnandığı batıl için kendinden vazgeçeni, Hakk için savaşmayı göze alamayan Müslümana galip kılar Adl-i İlahi

İnsan dediğin ibnül vakt. Yani içinde yaşadığın anın oğludur. Dem bu demdir.

Rabbimiz; “Nasıl yaşarsanız öyle yönetilirsiniz” der

Yaradanun aşkı oldukça gönülden alâ saray mı vardır

Ab-ı hayat imandır, ab-ı hayat aşktır evlat, aşk! İnsanı insan kılan, ölüyü diri kılan, insanı Allah’a erdiren şeydir.

Âdemoğlu bu dünyada muhacirdir

Allah bir şeyi murad edince her şey onun iradesine amade olur.

Allah bizi hiçbir zaman ezansız, sancaksız devletsiz eylemesin.

Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır

Allah var gam yok.

Allah’ı bilmeden insan olmanın sırrına erilmez.

Allah’ın nurunun hangi karanlık ruhları ışık salacağını biz bilemeyiz.

Aşk, Hakk’ın, seni senden öldürmesi; sonra da seni kendisiyle diriltmesi değil midir?

Bela da, rahmet de yüce yaratandan gelir. Evlatlarımızın sahibi de odur. Dilerse de alır. Bize düşen, belaya sabır, rahmete şükürdür.

Belayı dillendirme evlat. Hayallerini dillendir. Hayal, ümit demektir.

Biz Müslümanlar cenk ettiğimiz kâfire bile son bir kez merhamet gösteririz.

Bizim kelamımız Allah’tır. Hz. İbrahim’in ateşini göl eyleyen Allah bir gün gelir senin düştüğün ateşe de merhamet gösterir.

Dua zırhıyla zırhlanmak gerektir.

Dünya benim, diyenler? Ecel aldı, yer gizledi. Fani dünya kime kaldı? Gelimli gidimli dünya sonucu ölümlü dünya.

Dünyevi aşkına kavuşamayacağını bildiğinde,İlahi aşka kavuşmak isteği ile yanıyor insan.

Hak geldi batıl zail oldu.

Hak, şerleri hayır eyler.

Her müşkülün devası elbet Allah’tandır.

Hz. Nuh’u tufandan, Hz. İbrahim’i ateşten, Hz. Yusuf’u da kuyudan kurtaran Allah, bizi de bu beladan kurtaracaktır.

İşi ehil olana vermeyince kıyameti bekle buyurmuş Peygamber efendimiz.

Kalpler ancak Allah’ın zikriyle mutmain olur, Hakk dost gayrısı boş.

Ölüm yoktur canan için candan geçenlere. Gam yoktur zulme baş kaldıranlara. Yanmak vardır. Bir olmak vardır yola düşenlere.

Rızkı veren Huda değil midir? Misafir, on rızıkla gelir birini yer dokuzunu bırakır. Ne vakittir Allah’ın Rezzak ismini unutur oldunuz?

Sebep Allah, kul vesile.

Sefer bizim, zafer Allah’ın olsun.

Sen Müntakim’sin, Kahhar’sın; intikam alıcıların en kudretlisisin, zalimleri kahreyle.

Senin bu haline “kabz” der arifler. Allah bazen kulunu daraltır. Kemal sabrın çocuğudur. Sabırdan büyük mürebbi olmaz insana! Kabuğunun çürümesine razı olmayan tohum meyve veremez.

Tövbe kapısı her daim açıktır.

Yapan da eden de, gören de gördüren de, olduran da öldüren de O.

Yiyecek lokması, alacak nefesi biten giriyor kara toprağın altına.

Dosta Dair

Dostun eskisi makbulmüş.

Semiz it tabağında, yiğit savaşta, dost öğütte belli olurmuş…

Kişiye Dair

Atalarımızın destanlarını masal mı sandın? Onlar bebe uyutmak için değil; adam uyandırmak içindir. Biz onlardan bereketli toprakları da öğrendik. Etrafını saran demir dağları eritmeyi de...

Adaletin darında kimin sallanacağı belli olmaz!

Adaletin kestiği parmak acımaz.

Ağaçta hurmalar dişe gelmişken, o hurmayı dişleyecek bir yiğit var mı?

Akarsu bile olsa bir dirhem çer çöp tutar.

Akça paylaştıkça bereketlenir.

Alplarının başında şahadetini şerbetini arayan bir bey yoksa o gazadan kimseye hayır gelmez evlat.

Altın, gücün kamçısıdır.

Aslan ava çıksa kan döktü diye suçlanır, otursa miskinlikle.

Aşı gördün yanaş, işi gördün sıvış.

Ateş vardır, somunu yakar, kül eder.Ateş vardır somunu pişirir. Senin düştüğün yeri “O” gösterdi.

Atın ayağı tez, ozanın dili çevik olur.

Ay doğmadan şavkı dağlara vurmuştur.

Ayağına takılan taş, kınındaki pas, dilindeki yara olacağım.

Azrail’in bana sözü var. Hayattan intikamımı almadan beni ziyarete gelmeyecek.

Bazen bir yangını söndürmek için başka bir yangın çıkarmak gerekir.

Bazen doğrunun bedeli, yanlışın bedelinden daha ağırdır.

Bazen tuzak kuranlar kazansa da kaybetmiş, yaşasa da ölmüş olurlar.

Beden ruha rabbimin emanetidir. Ceza ruha kesilir. Bedene değil.

Belaya sabır, nimete şükür, kadere rıza gösterme vakti gelmiştir.

Bey sözü, atasözü söylendikte, yiğide zebun olmak düşer. Vakit gelip bey olduğunda, yüreğin de otağın kadar büyük olmalı. Gönlünün atında bir eyer varsa, oraya avradını değil kendini oturtmalısın. Gönlünün dediğiyle, beyinin dediğinin sende gerçekten gönülleri varsa, ikisi bir olur senin peşinden gelmeyi bilirler.

Bilesiniz ki yeminlerini, altınların parıltısına değişenler hiçbir vakit muzaffer olamayacaklar.

Biliriz ki pusata er gerek, ere devlet gerek, devlete han gerek, hana töre gerek.

Bir alpın canı kılıç tutan elidir.

Bir bıçak bazen yaranın içindeki irini söker atar.

Bir canımız alanın bin canını alacağız.

Bir dağ ne kadar ulu olursa olsun, kenarı yol olurmuş.

Bir nefesine bile hükmedemediğimiz bu dünya için boyun mu bükeceğiz? Zalime "eyvallah" mı diyeceğiz? O vakit töre susmaz mı? O vakit ocağımız sönmez mi?

Bir Türk nefesini vermeden son söz söylenmemiştir.

Birliğin olmadığı yerde, dirlik de olmaz, huzur da.

Biz atımızda, kendimizle birlikte acımızı da taşırız.

Biz cenkte bir kere ölürüz, lakin kadınlarımız bin kere ölür. Anamdan bilirim.Biz düşmanla cenk ederken kadınlarımız kaderle cenk eder.Hangimizin cengi daha çok yürek yakar dersen.Cevabım malum.

Biz de bu diyarın bugüne kadar gördüğü hiçbir ere benzemeyiz.

Biz Haddimizi töreden, takdirimizi beyimizden biliriz.

Biz Oğuzun şanlı soyuyuz. Adalet ve hürriyet üzere doğduk, öyle yaşar öyle ölürüz. Sonsuza kadar adalet. Sonsuza kadar hürriyet.

Biz olgunlaşmayan başağı tırpanlamayız.

Biz pusatlarımızı, canlarımızı şehit olmak için meydana çıkarırız. Ak akça için ne can veririz ne kılıç kuşanırız.

Biz töremizle yaşar, töremizle ölürüz.

Bizde kuş avlanmaz, yemlenir. Kuş avlayacağım derken, kurda yem oldunuz.

Bizim hayır bildiklerimiz de şer, şer bildiklerimizde bir hayır vardır.

Bozkırda her daim fırtına kopar.

Bozkırlarda, dağlarda, tekinsiz şehirlerde, cihanın en ücra köşelerinde korkusuzca nefes almak istersen, mutlaka Türklerle işbirliği yapmalısın.

Bu topraklar yiğidin harman olduğu diyarlardır. Biz seve seve can veririz, lakin bir karış toprak vermeyiz.

Bugün kara bulutlar üzerimize çökse de, yağmurun üzerimize yağması içindir.

Büyük düşler kuran ve vaadinde duran er kişiler, büyük kurbanlar vermeye hazır olmalı.

Büyük hükümdarlar, asla kimsenin hizmetine girmezler.

Büyük rüyalar için büyük kurbanlar gerek.

Büyük zaferler küçük mağlubiyetlerle beslenir.

Cenk ölünce kaybedilmez ağabey. Cenk düşmanlarımıza benzediğimizde kaybedilir.

Cihan vatanın olsun. Alem sana yar olsun. Davan kutlu olsun.

Çakallar yuvaya saldırırsa kurtlar da elbet pusu atmayı bilecektir.

Çelik kılıç olmak için dövülür. Kısrak, at olmak için terbiye edilir. Erde alp olmak için eğitilir.

Demir dövülmeden pusat olmaz.

Demirler imana gelir de beyim körleşmiş kalpler aynı izaya gelmez.

Derler ki; “Güneş belirdikten sonra yıldızlara bakılıp yön tayin edilmez.”

Deveci ile ahbaplık eden, kapısını da ona göre yaptırırmış.

Devlet her daim kılıçla var olmaz.

Devlet taş binaların içinde değildir. Devlet Türk’ün ruhudur. Ve her bir Türk devlettir. Yeryüzünde bir Türk bile yaşıyorsa bizim için bir devlet var demektir.

Dişli rakip, yiğidi zinde tutarmış.

Doğru yoldan şaşılarak menzile varılmaz.

Duymasını bilene çok şeyler söylerim.

Düşman bazen yanı başımızdadır .Bazen de tam içimizde... Öfkemiz bizi ağma eder, sağır eder de düşmanın naralarını duymayız. İnatları, öfkeleri onları öylesine köreltir ki en sevdiklerinin bile düşmanı olduklarını görmezler.

Düşmanımız kuvvetli olsun ki yiğitliğimiz meydana çıksın.

Düşmanımızın ne kadar kudretli olduğu değil bizim ne eylediğimiz mühimdir.

Düşmanın bile yiğidi başkadır.

Düşmanın dilini bilmek en büyük silahtır.

Düşmanın en büyük hilesi dostluğudur.

Eğer bir bey atının yularını sımsıkı tutmazsa, o at ne kadar güçlü ne kadar hızlı olursa olsun istikameti meçhuldür

Eğer gözlerin senden olanı tanımaz, gönlün de senle yürüyeni bilmez ise zaten cengi yitirmişsindir gardaş.

Eğer seni affedersem merhamet bana gücenir

En iyi adalet tez gelen adalettir

Er geç, seni tökezleten taşlar kum olacak

Er sözü, er yüzüne söylenir.

Eskisiz yeni, kötüsüz iyi mi olur

Gardaş hakikati sindirmek zor iştür. Hakikate talip olan kişinün betü benzü soluktur. İlim ehli içün safa az, cefa boldur gardaşım.

Gardaş ilim ehline yakışan anlatarak değül tecrübe ederek nasihat vermektür.

Gaza ile fethettiğiniz memleketleri eğer dürüst ve namuslu ticaretle süslemezseniz o fütuhatınız yarım kalır.

Gece sırları örtendir. Gündüz sırlar ifşa olur.

Gecenin en koyu anı şafağa en yakın olan anıdır.

Göçerin yorgunluğu düze konduğunda başlarmış

Gönlünde pişip, diline erişemeyen nedir?

Göz açıp sevdiğim, gönül verip sevdiğim şah yiğidimdi.

Güç insanın damarlarından fışkıran şehvettir.

Güvercinin kanadı kurdun pençesine kadardır.

Hak etmeyeni öldürmek bizim kitabımızda yazmaz

Hata bir kere yapılır evlat,tekrarı ahmaklıktır.

Hayali olmayanın, istikbali de yoktur

Hedefini delmeyen her ok, bizden bir şehittir

Her ağacın kurdu kendinden olurmuş.

Her havlayan köpeğe kemik verilmez.

Her kapıyı açacak bir kilit; her duvarı aşacak bir yiğit vardır.

Her karanlık gecenin bir nurlu sabahı vardır.

Her karanlık gecenin elbet bir şafağı vardır.

Her kim ki içer güce birlik beraberlik şerbetinin katresinden görünür âlemin sinesinde umman olur. Her kim ki düşer ikiliğin çıkmaz yollarına küçülür âlemin sinesinde rezil rüsva olur.

Her seyahatin eriştiği gök bir başkadır.

Her yeni yol yeni bir dirilişe gebedir.

Hiçbir ceset bilgiden daha kıymetli değildir.

Hilal’in önüne bulut gelince, gece karanlığa kaldı sanılır.

Hizmeti efendilik belleyen kişi tam bir yiğittir, Alp’tir, Alperendir.

İdrak edebilen için dertte bile hikmet vardır.

İhanet, adaleti zedelerse; eğri kılıçlarımız, yoldan çıkanları doğru yola getirecektir.

İl gider töre kalır.

İlim ehline sual olunmaz.

İntikam, en tatlı aşığın nefesi kadar sıcak, evladın omzuna başını koyması kadar masum, intikam.

İstikbalimiz gökteki şems kadar parlaktır.

Kardeşini öldürür her insan, bir kişiyi öldürürken.

Karışmadan durulmaz sular

Kartalı vuran ok kendi tüyünden yapılırmış.

Kayılar dişlerini sökerler, ama kendilerine uzanan eli ısırmazlar.

Kılıç ile bükemedikleri eli, akçe ile biat ettirmek isterler

Kimi zaman susmanın acısı, konuşmanın acısını bastırır

Kötü bir ortaklıktansa yalnız olmak yeğdir

Kurtlar puslu havayı severmiş.

Kuşu an kafesi hazırla.

Küften kurtulamıyorsan, çömleği kırıp atacaksın.

Küfür devam eder ama zulüm devam etmez.

Kül olmadan, ham girdiğim ateşten pişerek çıktım elhamdülillah.

Mağlup olacaksın ki zaferinde kıymet artsın.

Marifet gönül dilini bilmektir.

Merhamet ettiğin kadar merhamete layık olacaksın.

Merhamet zulme galebe çaldı.

Oğuz töresinde sığınan misafir düşmana verilmez.

Oku daha yayın kirişine sürmeden; düşeceği menzili anladığım için bana Kurdoğlu dediler. 

Okunuz şaşmasın, avınız kaçmasın. Bereketiniz daim olsun.

Oyunu, oyunla bozacağız.

Önde giden Şam’da, arkada giden handa kalır.

Pusat elle değil yürekle tutulur.

Pusat yürekle tutulur, at gönülle ehlileştirilir, alp vicdanla eğitilir.

Pusatların çözemediğini kalemler çözer.

Sabır her belanın şifasıdır.

Sırlar, sırları örter.

Şehit olmak bize ecdat mirasıdır.

Şeytan seni gördükçe ben ne işe yararım deyip durur.

Tereddüt yiğidin diri diri toprağa girdiği gündür

Teslim olamayacak kadar yenildik.

Toprağı yurt yapan mezardır.

Töre devletin canıdır. Töresiz devlet, cansız beden demektir.

Tüccarlık pusat sallamaya benzemez.

Uhuletin de suhuletin de yolu sulhtan geçer.

Unutmayasın ki oku ne kadar gerersen o kadar uzağa gider.

Vazife verilenlerden olmak her vakit makbuldür.

Yalan söylememek için, susmayı bilecek kadar size hürmetim vardır...

Yaralarım, benim şeref madalyamdır.

Yel kayayı oynatmaz, tozunu alır.

Yeri dağlar, töreyi beyler tutar.

Yeryüzünde bir zalimin nefesi kesilirse bin mazlumun yüzü güler.

Yılan kapı kullanmaz.

Yiğide belâ yiğitlik yaparken gelsin.

Yiğidin bakışı korkağın kılıcından keskindir.

Yiğidin emaneti adamı yüceltir.

Yiğidin imtihanı çetin olur ve yiğide durmak yaraşmaz.

Yiğitlerin gönül sesi her yerden duyulur.

Yiğitlik yolunda en büyük dostun yalnızlığındır.

Yol da, sır da emanetin içinde gizlidir.

Yolunu kaybedenden alp, haddini bilmeyenden bir halt olmaz.

Zulme boyun eğmezsek Türk oluruz. Kefereye kılıç çalarsak Türk oluruz. Mazluma umut olursak Türk oluruz.

Zulümle abat olunmaz.

Zulümleri artsın ki, zaferimiz perçinlensin...

Sevgiliye Dair

Allah, aşkın olmadan bir gün bile yaşatmasın beni

Aşkın dermanı, vuslatmış.

Ateş yağar gönlüme. Şimdi bu yangını hangi nehir, hangi yağmur söndürecek. Benim körpe ceylanım, çakallara yem olurken hangi pusat derdime derman olur he Aktolgalı?

Ayrılık aşkı büyütürmüş Halime Sultan. Kader ise gayrete âşıkmış.

Bana yeniden hayat veren kadınım. Sen bu otağımın da kalbimin de sultanısın.

Beklemenin kahrını da, kavuşmanın güzelliğini de ben seninle ölene dek yaşarım.

Ben bir gün olsun yuvamdan ayrı kalmadım ki beyim... ben yuvamda, yuvam benim içimde... Baş köşede de sen...

Benim ay yüzlü hatunum. Benimle gülen benimle kederlenen can yoldaşım.

Benim gönlümdeki atta yalnız bir eyer vardır.

Benim huzurum da, avradım da sensin

Bil ki gönlümün otağında her daim başköşede olacaksınız

Bilirsin... Bin türlü derdim vardır ama dermanı gücümde, gücüm de imanımdadır... Ama bir tanesi var ki dertlerimin hem en güzelidir hem de yüreğimi yakar... Onun da dermanı sadece sendedir...

Birlikte uzun bir yolumuz var... Sonu belli olsa da, yol hala bizim

Çadırımın direği, gönlümün eri... Yanındayım. Ölene kadar bir gün bile bırakmam seni...

Dünyalar gelse yıkılmam sanırsın ama bir çift göz gelir yere çarpar adamı.

Dünyamı cennet eden kadın.

Eğer benim ruhum bedenimi terk etmediyse senin yaşadığına olan inancımdandır.

Eğer Yüreğini sevdiğine açarsan, çınar gibi büyürsün; yok açmazsan bir kurt, içini kemirir... Koca bir çınar bile olsan, devrilirsin evlat.

Gelecekse, her bela beyimden gelsin isterim Gökçe... Ondan gelen her belanın bilirim ki dermanı da yine ondadır.

Göz açıp da gördüğüm, gönül verip sevdiğim hatunum; o zamana kadar sen bu soğuk toprağın altındayken, ben harlı demir ocağının karşısında dahi üşüyor olacağım.

Gözlerinin ıssızlığında kaybolmak, nefesinin sıcaklığında erimek isterim.

Haymem; benim yiğit evdeşim!

Helalimsin… Otağımın, obamın umudusun artık… soyuma soy, boyuma boy katasın inşallah…

Her daim yanındayım Ertuğrul… Bilesin ki baş koyduğun bu kutlu yolda… Gerektiğinde hatunun… Gerektiğinde neferinim.

İçimde eksik olan ne varsa sende buldum

İnsan sevdiğine kanar.

Kaş dediğin yay, kirpik dediğin ok gibidir. Öyle bir. Bakacaksın ki erine, kalbinden vuracaksın.

Kem söz geleceksen senin tatlı dilinden gelsin.

Mümkün müdür senin o güzel sesinden işittiğim bir şiiri sevmemek... Olacak iş midir varlığınla aydınlattığın gecemde karanlığa düşmek... Bilmez misin nasıl hevesle beklerim sana kavuşacağım zamanı...

O halde canına can gönlüne derman olurum. Bundan gayrı senin çadırın benim sarayım. Hayatın cennetim olur. Derdin azığım, neşen baharım olur. Ömrüm sana ömür olur.

O halde Kara yerde ak otağ kurula, gerdeğiniz Oğuz’a şan ola...

Ölürsen övüncüm olacaksın… Senden başka erkeğim olmayacak… Senin hatıralarınla öleceğim. Lakin sana yalvarırım, öleceğini deme bana… Ne bana ne kendine… O uğursuz ilacın seni teslim almasına izin vermeyeceğiz. Sonuna kadar savaşacağız… İkimiz birlikte… Beni anlıyor musun?

Öyle temiz kalplisin ki. Sana yapılan kötülükler bile onu kirletemiyor.

Sen de gecemi aydınlatan ay gibisin... Ne zaman sana uzansam, ne zaman seni tutar olsam, arz yerinden oynadı, iki cihan birbirine girdi...

Sen nefes aldıkça, ben senden vazgeçmeyeceğim

Seni kendi ellerimle benden uzaklara yollayamam! Gitme, benimle kal! Gönlümün sultanı, evlatlarımın anası, ömrümün candaşı ol...

Senin acın benim acımdır. Senin döktüğün gözyaşı, benim gözyaşımdır…

Senin olduğun her yer benim yuvamdır zaten.

Seninle olduğum her yer benim sarayımdır... Ben yalnız senin gönlünün sultanıyım.

Seninle olduktan sonra... Her zemheri bir bahardır beyim...

Sevda kuşu gönlüne kondu gardaş. Bundan gayrı sana rahat yoktur bilesin.

Sevmek Allah’ın Adem oğluna bir armağanıdır. Eşleri bir arada tutan sevgi, saygı, vefadır. Vefa unutmamaktır. İyi günde kötü günde dert ve tasa ne kadar zorlu olsa da sevmektir.

Sevmek bilmek değildir. Sevmek hissetmektir. Ben kimi hissettiğimi bilirim. Kimin beni sevdiğini de.

Son nefesimde ağzımda Allah’ın şahadeti, yüreğimde senin aşkınla öleceğim.

Sonra karşıma sen çıktın. Sevilmenin ne demek olduğunu sende gördüm ben. Anladım ki benim sevdiğim adam sensin. Ömrümün sonuna kadar da bu böyle olacak.

Ümidi yar olanın nasibi hüzün olurmuş.

Varlığın dert yokluğun gam.

Yolun açık olsun, güneş tenini yakmasın, yağmur canını üşütmesin. Ayağına taş değmesin. Su gibi git, su gibi dön obana...

Yuvana döndüğün her gün, benim düğünümdür

Yüreği her an benim için atıyorsa zorluğun ne önemi var?

Yüreğime korla kazıdım seni.

Yüzün gölgelenince dilim damağıma dolaşır oluyor